Gölbaşı :
z     z
02 Eylül 2010, 00:39
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

ORHAN PAMUK'UN evet OY'UNU - Ferruh Sidar

ORHAN PAMUK’UN evet OY’ UNU
 
 
 
Anayasayı okumadığını, buna bağlı olarak ta Anayasadan anlamadığını dillendiren Orhan Pamuk, referanduma konu olan paketi okuduğunu ve oylanacak olan paketi ortaokul eğitimli kişilerin bile rahatlıkla anlayabileceğini, 12 Eylül Anayasası’na karşı olduğu için de oyunun “evet” olacağını vurgulamış.
 
Yasa metinlerinin dili ne kadar sade olursa olsun, birbirleriyle olan ilintileri bakımından uygulama aşamasında teknik özellik taşırlar. Bütünlüğü taşıyan ayrıntıların yarattığı sonuç ise esastır. Adalet Bakanı’nın HSYK ile ilgili hükümleri açıklarken “…Bakanın yetkilerini Kurul’a devrediyoruz, daha ne istiyorlar” derken, Kurul’un başında yine kendisinin olacağını vurgulamaması örneğinde olduğu gibi. Yine Anayasa Mahkemesinin yapısına ilişkin değişikliklerde, “katılımcılığı arttırıyoruz,” derken; ele geçirilmiş bulunan YÖK’ ten “üç” üye ile kendilerinden olan Cumhurbaşkanı eliyle de “dört” üyenin 12 yıllığına seçileceği açıkça vurgulanmıyor… Paketin TBMM Genel Kuruluna indiği günden başlayarak, 12 Eylül 2010’na kadar tartışılacak olan metin anlaşılmadığı için değil, anlaşıldığı ve uygulamadan rejim bunalımı doğacağı için gündemdedir.
 
Hayır, hiç kimse var olan durumdan ve her türlü vesayetten memnun değildir. Bu açıkça muhalefet partileri ve hukukun üstünlüğüne dayalı demokrasiyi benimseyenler tarafından dillendirilmektedir. MHP ve CHP’nin oylarıyla daha önce 85 adet maddenin değiştirildiği gibi “uzlaşma yoluyla” söz konusu “darbe” anayasasının tümden değiştirilmesi teklif edilmektedir. Ancak, dilediği biçimde ve kapalı kapılar arkasında anayasa taslakları hazırlayan iktidar partisi kendi anayasasını dayatma konusunda ısrar ettiği için sorun yaşanmaktadır. Referandumu değerlendirirken bu tutum göz önünde olmalıdır.
 
Her iki tarafın da anlaşılır bir biçimde pakete ilişkin düşüncelerini ortaya koyması ve yasa metnindeki değişikliklerin okuyanlar tarafından; “ne var canım, 11 den 17’ye çıkmış, bunda anlaşılmayacak bir şey yok,” diye düşünmesi yukarıdaki gerekçeler nedeniyle o kadar basit değildir. Başka bir söyleyişle, her iki taraf bakımından da anlaşılabilir söylemin gerçekleştirildiği ve ortada anlaşılabilir bir metinin bulunduğu konusunda hem fikirim. Maddelerin ilişkilendirilmesi bakımından ise “hayır” diyorum. Birkaç ay öncesinde, Anayasa Mahkemesi Raportörü’nün Müsteşar Muavini yapılıp, bir ay sonra kuruma yedek üye olarak Cumhurbaşkanı tarafından getirilmesi olayı, uygulamaların bundan böyle nasıl gerçekleşeceğini göstermesi bakımından iyi bir örnektir.
 
MHP ve CHP içinde bulunan bazı çürük yumurtaları ele geçirerek, yine kimi sanatçıları kullanarak, Pensilvanya’dan fetva çıkartarak “evet” oyunu arttırma konusunda performansını yükseltmeye çalışan AKP’ye bir destek de, İngiliz basınının nasıl ödül aldığı konusunda; bir anlamda uluslararası kukla saydığı Orhan Pamuk’tan geldi. Bu zbd, girişte aktardığım gibi, Anayasa konusunda ne söylemişse “Ermeni soykırımı iddiası” konusunda da “…tarih bilgisine sahip değilim, ama soykırımın olduğuna inanıyorum,” demişti. Ödülünü bu şartlarla alan yazar “evet” oyu çıkarsa ne kazanır, onu bilemem, ama “hayır” çıktığı takdirde uzlaşma yollarının açılacağı kesindir. 1 Eylül 2010

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
1 + 1 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.