Gölbaşı :
z     z
18 Temmuz 2012, 12:51
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Ferruh SİDAR

İkinci Cumhuriyetçilere Günaydın

İkinci Cumhuriyetçilere Günaydın

İKİNCİ CUMHURİYETÇİLERE GÜNAYDIN  

 

 

   Kendilerini, “İkinci Cumhuriyetçi,” diye niteleyen kart horozlar, ışığı arada bir gördükleri için; daha önceleri ahenksiz bir biçimde, arada bir ötüşürken, bira içildiği gerekçesiyle One Love Festivali’ne konulan yasak yüzünden koro halinde ötmeye başladılar. Biri, “ Dindar nesiller yetiştiği kadar yetişti.

  Bu gibi çabaların sonucu ikiyüzlü nesiller yetiştirmek olacaktır,” derken İran’a göndermede bulunuyor. Diğeri ise, duygularını bir arkadaşının hissiymiş gibi vurgularken, korkularını dile getiriyor.

Sözüm ona, arkadaşı bu konuda: “Özgürlüklerimizin ince ince elimizden alındığını düşünüyorum. O kadar iyi yapılıyor ki; bu, günü gününe hesaplanmış… Hissim bu. Ve maalesef her gün inancımı yitiriyorum. Bir festivalde, bira yasağından öte bir şeydir beni rahatsız eden. O da kapıya tekbir getirerek yeşil bayrakla dayananlar…” diye yakınmış. Daha önceleri yazdığı bir makalede, “Cemaatin ileri gelenleriyle çok yakın ilişkim var,” diye öten kart horoz, Cemaatle iktidar arasında yaşanan gerginlik nedeniyle, ne olur-ne olmaz, diyerek; arkadaşının arkasından, inceden inceye ötmeye çalışmış.

Günaydın, her renk tüydeki kart horozlar… Çarşambadan Perşembeye insanların değişmesinin olanaksız olduğunu söylüyor bilim. Kaldı ki, daha önceleri “değiştik,” diyen kinci zihniyetin temsilcileri, yakın bir geçmişte “biz değişmiş değiliz,” dediler. Ekranlardan kırmızıçizgilerinin “din” olduğunu ve dindar nesil yetiştirmek istediklerini söylediler vurgu yapa yapa.  Yeşil bayraklarla Cumhuriyet’in karşısına dikilen atalarına övgüler yağdırdılar savunucuları aracılığı ile. Kinlerinden vazgeçmeyeceklerini dillendirdiler milyonların gözüne baka baka. Bütün güçlerini tek partili dönemi aşındırma yönünde kullandılar.

Ve tarikatlar “yol” demektir, neden çekiniyorsunuz, Batı’da da bu tür dini örgütler bulunuyor, dediler. Batı’daki tarikatların rejimin tüm kurumlarına sızarak, onu kontrol etmek ve post modern hilafeti getirmek gibi bir uğraş içinde olmadıklarını söylemediler. Bir cemaat liderinin fetva vererek, referandum oylamasında; “mümkünse eğer, ölüleri bile dirilterek, ‘evet oyu’ kullandırmak gerekir,” deyişini olağanmış gibi değerlendirdiler, ta ki, Mit olayında Başbakanın: “Gelin, beni de alın,” dediği ana kadar…

Kinci zihniyetin atalarından bir kısmı da,  saltanat ve hilafetin kaldırılmaması yönünde her türlü eyleme girişmiş, başaramayınca da sistem içinde davalarını sürdürmek için, yedi ay içinde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını kurarak, “İleri Cumhuriyetçi,” olduklarını söylemişlerdi. Şimdiki iktidarın da, “değiştik,” diyerek seçimlere yedi ay kala parti kurup, “ileri demokrasi”den söz etmeleri İkinci Cumhuriyetçiler açısından rastlantı mıdır, bilemem. Bildiğim bir şey varsa, Atatürk’ün,  Çarşambadan Perşembeye, değiştim diyenler hakkında; “ ..Bu düşüncelerin amacı, bu gün kolaylıkla anlaşılmaktadır.

Yarın ise daha kolay anlaşılacaktır. Gelecek kuşakların, Türkiye’de Cumhuriyet’in ilanı günü, ona hiç acımadan saldıranların başında, ‘Cumhuriyetçiyim’ diyenlerin yer aldığını gördükleri zaman şaşıracaklarını hiç sanmayınız. Tersine, Türkiye’nin aydın ve Cumhuriyetçi çocukları, böyle Cumhuriyetçi geçinmiş olanların gerçek inanışlarını irdeleyip saptamakta hiç te güçlük çekmeyeceklerdir,” dediğidir.

 İkinci Cumhuriyetçiler, iç ve dış kaynaklı gelişmelerden kaygılı. Gerçek bir aydın gibi davranmamanın hüznünü duyuyorlar sanırım, inceden inceye. Ama yetmez. Delikanlı gibi çıkıp, “evet, yanıldık,” demeleri gerekir. 18.07.2012

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
1 + 2 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.