Gölbaşı :
z     z
02 Haziran 2013, 22:23
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

TAKSİM DİRENİŞİ ÜZERİNE

“BU HALKIN SESİNİ İYİ YORUMLAMAK GEREKİR”

TAKSİM DİRENİŞİ ÜZERİNE

 

TAKSİM DİRENİŞİ ÜZERİNE

 

 Zeki Sarıhan

 

1.       Islak bir ormanda ısınacak kadar bir ateş yakmak bile çok zordur, oysa bir bozkırı bir kıvılcım bile tutuşturabilir. Taksim Gezi Parkı’nda birkaç ağaç, oldukça kurumuş olan Türkiye ormanını tutuşturmuştur.

 

2.       Her zulme, her diktatörlüğe, her küstahlığa karşı toplumların bir tahammül etme sınırı vardır. Direniş, bu sınırın aşıldığını gösteriyor. Özlenen bahar yağmurları, bahar ayları biterken gökten boşanırcasına yağmıştır.

 

3.       Bugün yaşamakta olduğumuz olayın Türkiye tarihinde benzerine rastlamak çok zordur. Bu direniş ve inatla karşı koyuş, Cumhuriyet Mitinglerinden de, meydanlarda bayram kutlamalarından da, Anıtkabir yürüyüşlerinden de, herhangi bir grevden de farklıdır. Hareketin tabanı ve katılımcıların zihinleri genişlemiştir.

 

4.       Bu bir “Türk Baharı” mıdır? Evet. Fakat Arap Baharı’ndan farklı yönleri vardır. Arap Baharı’na Batılılar tasallut ettiler ve onu büyük ölçüde ele geçirdiler. Fakat Türk Baharı’nı Batılıların ele geçirmesi mümkün değildir. Çünkü onlar işbirlikçi iktidara destek vermek zorunda. Türk muhalefeti antiemperyalisttir.

 

5.       1 Mayıslarda bile bir araya gelemeyen siyasi grupların Taksim direnişinde güçlerini birleştirmeleri büyük bir gelişmedir. Fakat MHP’nin ve Kürt muhalefetinin henüz uzakta duruşu bir eksikliktir. Ana gövdesiyle işçi sınıfının ve nerdeyse bütünüyle köylülüğün henüz bu olay için meydanlara inmeyişi de büyük bir eksikliktir.

 

6.       Kırsal kesim ve sandıklar hâlâ onun tarafında görünüyor ama emekçilerin, orta sınıfların, okullu gençliğin,  aydınların yaşadığı kentlerin meydanları muhalefetin elindedir. Sandık bir güçtür ama meydanlar da yabana atılacak bir güç değildir. Direniş bunu kanıtlamıştır.

 

7.       Bu bir iç savaş değil, hükümete karşı bir direniş hareketidir. İç savaş, hükümetin kendi yandaşlarını direnişçilere karşı meydanlara döktüğü zaman yaşanır ki hükümet kolay kolay buna cesaret edemez. Şimdilik polisiyle idare ediyor.

 

8.       Gene de başbakan, taraftarlarını meydanlara dökebileceğini ima etmekten geri kalmamıştır. Böyle bir şey yaparsa bu klasik bir AKP mitingi olmayacaktır. Halk direnişini bastırmak için sokağa çağıracağı insanlar konusunda onun da miras edindiği örnekler vardır. 31 Martçılar, Anzavur Ahmet, Halife Ordusu, Çapanoğulları, Derviş Mehmet, Dolmabahçe’de Altı Filo’ya karşı namaz kılan eli satırlı gericiler, Kahramanmaraş, Çorum, Sivas katliamlarının “kahramanları”… Bu onun için son çare olacaktır.

 

9.       Bundan sonraki Türkiye, bundan önceki gibi olmayacaktır. Direnişin ilk ve yakın etkileri, bir sivil diktatörün prestijini kırması, niyetlerini sonuçsuz bırakması, partisi içindeki dalgalanma, ona oy veren halk kitleleri üzerinde onun gücü hakkında yaratacağı kuşku ve direnen çevrelerde özgüven yaratması olacaktır.

 

10.   Direnişin en büyük zaafı, buna katılanların büyük çoğunluğunun inanıp güvendiği güçlü bir önderliği olmayışıdır. Kitleler direnişleri içinde deneye deneye bu önderliği yaratacaklardır. (2 Haziran 2013)

serban ~ 03 Haziran 2013, 09:03

iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakrü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. \nEy Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. \n\nGazi Mustafa Kemal ATATÜRK

serban ~ 03 Haziran 2013, 09:03

iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakrü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. \nEy Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. \n\nGazi Mustafa Kemal ATATÜRK

serban ~ 03 Haziran 2013, 09:03

iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakrü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. \nEy Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. \n\nGazi Mustafa Kemal ATATÜRK

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
3 + 3 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.