Gölbaşı :
z     z
12 Mart 2018, 10:25
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

Kendisini İstihbaratçı, Polis, Jandarma olarak tanıtan dolandırıcılara dikkat

Kendisini İstihbaratçı, Polis, Jandarma olarak tanıtan dolandırıcılara dikkat

KENDİSİNİ  İSTİHBARATÇI, POLİS, ASKER OLARAK TANITAN DOLANDIRICALARA KARŞI UYANIK OLMAKTA FAYDA VAR…DURUMDAN VAZİFE ÇIKARMAK İSTEYEN DOLANDIRICILAR TÜREDİ…

 

   Siz hiç dolandırıldınız mı  bilmiyorum ancak ben birkaç defa nitelikli şekilde dolandırıldım ve dolandırılmaya da çalışıldım…

 

   Bayağı bir ekonomik kayıbım oldu. Yine de şükür ediyorum bugün ki halime…

 

    Birde  basit şeylerle dolandırılmaya kaşkışanlar oluyor.  2 yıl önceydi sanırım  Konya Yolu’nda son model bir mersedes marka otomobilde bulunan 4 kişiden birisi beni asker arkadaşı olarak tanımış ve bal satmaya kalkmıştı. Arabanın bağacını açtığında  onlarca petek bal duruyor, büyük bir poşete de birkaç çıta bal koyarak evde kaç kişi olduğumuzu soruyor ona göre vermeye çalışıyor. Para pul sormuyor elime poşeti tutuşturduktan sonra  300 lira ise sen 150 lira ver diyor…Yok filan diyorum ancak hiç dinlemiyor, param yok diyorum kredi kartın dan çekeriz diyor . “Bu anzer balı hiçbir yerde bulamazsın!”deyince artık  bende kendimden şüphelendim bu kadar salak mı görünüyorum! diye…

 

   O anda “Param yok ” diyerek zorla ayrılmıştım…Bunu ben detaylı şekilde de yazmıştım. Bu basit bir dolandırıcılık durumu ancak 3 gün önce karşılaştıklarımız aklımızı başımızdan aldı.

 

   Arkadaşımız İsa Ömercan zorda olana yardımı sever.  Daha önce bir yardım yaptığı yerden bir tanıdığı vasıtasıyla Afrin’deki askerlere götürülmek üzere yardım pardon hediye lazım diyor.

 

İsa, beni de aldı birlikte gittik bir kafe de oturuyor. 1 kadın 2 erkek geldi. Ben dinliyorum ancak onlar konuşuyorlar. Afrin’de operasyona katılan askerlerimizin çeşitli ihtiyaçları olduğunu,  kendisinin bu ihtiyaçları temin etmek üzere geldiğini anlatıyor.  İhtiyaçlarda;  40 jeneratör, 3 bin adet içlik, cep telefonu şarjları vs. epey bir malzeme yani…

 

  Tabi, sen kimsin diyorum? Adam İstihbaratçı olduğunu söylüyor, hatta daha ileri gidiyor kaynaklarından  Türk askerine saldıracak unsurların yerlerini öğrenip, bu yerlerle ilgili birime konum attığını, hatta son İHA’nın bombaladığı konvoyunda konumunu kendisinin attığını söylüyor. Hatta, daha ötesinden bişeyler anlatıyor.

 

  Büyük bir şaşkınlıkta dinliyorum, hiçbir zaman  bir istihbaratçıyla karşılaşmamıştım.  Demek ki bu işler böyle oluyor. Yanındaki kim diyoruz, bu arkadaşım bana tercümanlık yapıyor, arapça, kürtçe biliyor. Bizim  İsa, nasıl yardım ederiz derdinde olup,  malzemeleri şurdan alırız, şöyle yardım toplarız, şuna gideriz vs. diyerek yardımın nasıl toplanacağını söylüyor.

 

  Bir ara dayanamayıp soruyorum! “Bizim Türk askerlerimiz şimdi böyle bir mağduriyet mi yaşıyor, olur mu öyle ya inanamıyorum” diyorum hemen cevabı veriyor.” 170 milyonluk bütçe vardı, şu anda 230 milyon tl. harcandı, bütçe yetmiyor” diyor. İyi de diyorum, “şimdi herkes milliyetçi, hatta, Cumhurbaşkanına, Başbakana Bizi Afrin’e götür” diyen insanlar dolu, bırakın gitmeyi böyle bir durumda neler yapılmaz ki? Ondan sonra,  bürokrasiden dert yakındılar, bürokrasi yavaş işliyor, ihtiyaçlarımız istemekte çok zaman alıyor! Deyince bu sefer de  “Olaganüstü hal yaşıyoruz, her şey Cumhurbaşkanımızın iki dudağı arasında, bir KHK’ya bağlı, bürokrasi diye bir dert olmaması lazım” diyorum. Bu sefer de, “Cumhurbaşkanımıza ulaşamıyoruz” demez mi…

 

   Tabi, ben iyice şüphelendim, İsa’da artık gözümün içine bakmaya başladı belli ki o da şüphelenmişti. Birde üzerine basa basa diyor ki; “Biz buna yardım demeyeceğiz, hediye diyeceğiz ve fazla da dillendirmeyeceğiz, yardım götürüyoruz deyince komutan kabul etmiyormuş, hediye deyince kabul ediyormuş! 

 

    Ayrıca, diyor ki, “Siz bu malzemeleri alıp kendi kamyonunuzla Suriye ye kadar götürebilir, teslim edebilirsiniz ancak bizde piyasayı araştırdık sizin 2000 liraya alacağınız bir jenaratörü biz kilis te 1000 lira ya (2.el) alabiriz, telefon şarj… daha uygun alabiliyoruz…vs. vs.

 

 Ben artık dedim ki, “Bu yardımların doğru adrese gittiğinden emin olmamız lazım.” dedim.

 

Tamam dedi, ben sizi teslim alacak komutanla telefonla canlı görüştürme yaptıracağım, sizde emin olursunuz”dedi.

 

  Bunun yeterli olmadığını söyledim ve  3 gün önce de bizim Gölbaşı eski Jandarma da Bnb.Erdal komutanla  ile görüşmüştüm ve Suriye’deyim demişti. O aklıma geldi. Bize malzemeleri teslim alacak ve bu kararı alan komutan kimse onun ismini verin, Bunun teyidini biz  Suriye’deki tanıdık komutandan  alırız. Bizim tanıdık komutanlar var orada”dedim.

 

   “Bu ismi şu anda veremem ancak bir görüşme yapayım ismimi ver derse, veriri. Teyit edersiniz “ dedi ancak bu arada birisi lavaboya gidiyor, öbürü artık gitmek için fırsat kolluyor…

 

    Ve kendisini bize istihbaratçı olarak tanıtan kişi de bekliyoruz halen bir isim verecekte, bizde teyit edeceğiz!

     Adamlar bizim yanımızdan kalkıp gittiler, başka görüşmeleri olduğunu da söyleyerek…

 

     Hemşehrilerime buradan da sesleniyorum.

 

     Daha görüşeceğimiz kişiler var diyerek yanımızdan kalkan bu dolandırıcılara karşı uyanık olun.  Biz olayı hemen anlayamaz isekte  sonunda öyle olduğuna kadar verdik. 

 

    Siz siz olun, Suriye’de Türk ordusunun malzeme sıkıntıları var, ihtiyaçları var! diyerek hem duygu sömürüsü yapan, hem de sahipsizmiş gibi bir algı oluşturan böyle dolandırıcalarla karşılaşabilirsiniz, itibar etmeyin.

 

       Biz bunları yaşadık geçen hafta ve bu beni çok rahatsız etti. Bazı arkadaşlar gazete de gündeme getirmeme gerek olmadığını söylese de benim üzerime bir yük gibi durdu. Ben olanı biteni yazıyım da gerisini düşünen,  düşünsün...

 

  Selam ve Saygılarımla

Bayram Türkmez

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
3 + 2 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.