Gölbaşı :
z     z
27 Mart 2018, 21:01
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

MİLLETLER ÜZERİNE..Vaazlar-1

MİLLETLER ÜZERİNE..Vaazlar-1

Vaazlar-1

 

MİLLETLER ÜSTÜNE

 

Zeki Sarıhan

 

Bu vaazlar akla, mantığa, bilime aykırı görüşler içermez. Din, dil, ırk, mezhep ve cins farkı gözetmez. Kalp ve beyin sağlığına uygundur. Sorulara ve yorumlamaya açıktır.

 

Ey insanlar,

 

Kadınlar farklı renklerdeki eski kumaşları kesip bunlardan göz alıcı örtüler yaparlar ya, dünyanın üstü sanki böyle bir örtü ile kaplıdır. Bu örtüdeki parçaları milletler oluşturur. Bir gül bahçesinde tek renkli bir gül yerine renk renk güller arasında gezinmek ne kadar zevkli ise, millerlerle dolu bir insanlık âleminde yaşamak da o kadar sevinç vericidir. Her bir milletin tarihi, kültürü, gelenekleri, hayat tarzı insanlığın zenginliğidir.

 

Milletler, yüz yıllar, hatta kimi bin yıllar içinde oluştu. Tarihin lâbirenti içinde vatanını, dilini, kaybeden, bundan ötürü kendisi de kaybolan milletler var.  Bir kısmi yaşadıkları toprakları bırakmak zorunda kaldı, başka topraklara göçtü veya sürüldü. Toptan kılıçtan geçirilenler oldu.  Başka milletlerin arasında eriyip gidenler, küllerinden yeniden doğanlar var. Bu dirilişlerini yüzyıllar boyu kuşaktan kuşağa aktardıkları destanlar haline getirdiler.

 

Her millet kendine sınırları belirlenmiş bir vatan edinmişse de iki ayrı devlete ayrılmış milletler de vardır. Birden fazla milletin aynı devlet çatısı altında olduğu milletler olduğu gibi.

 

Hakkın yalnız kuvvete dayandığı eski zamanlarda, milletler komşularının zenginlik kaynaklarını ele geçirmek, o milletleri köleleştirmek için ordular kurup çok kan akıttılar. Ok ve yayla, baltayla, tüfekle, bombayla ve günümüzde de tankla, topla, uçakla ve füze ile bu savaş sürüyor. Bütün tarih nerdeyse bu oluk oluk kanın aktığı savaşlar tarihidir.

 

Bu kanlı tarihin tekrarlanmaması için barış anlaşmaları yapılmasına, milletlerarası barışı korumak için kuruluşlar meydana getirilmesine rağmen kuvvetlilerin zayıflara karşı saldırı ve zulmü devam ediyor.

 

İnsan topluluklarının oluşması çok eskilere dayanıyorsa da bunları “millet” olarak nitelemek ortaçağ feodal toplum düzeninden çıkıldığı döneme rastlıyor. Millet kavramı kapitalizm, yani burjuvazi ile ortaya çıktı. Kapitalizm yıkılıp yerine emekçi halk iktidarları kurulduğu zaman da yok olmayacak. Ne var ki o zaman milletler arasında düşmanlık sona erecek. Onun yerini yararlı bir işbirliği ve dayanışma alacak. alacak.

 

Hepimiz bir milletin içine, o milletin bir bireyi olarak doğarız. Hangi millete mensup olursa olsun, bir insanın bunu değiştirmeye çalışması gereksizdir. Milletimizden şikâyet hakkımız yoktur.  “En büyük benim milletim, benden büyük yok” demek de cahillikten kaynaklanır. Hele bir başka milletleri de tanı, elde neler var?

 

Mensubu olduğumuz milletin diğer milletlere göre üstün veya zayıf yönleri bulunabilir. Bazı milletler diğerlerinden daha zengin, daha güçlü, daha kalabalık, yaşadığı topraklar daha verimli, tarihi daha eski olabilir. Konuştuğu dil daha zengin, edebiyat ve sanatta daha gelişmiş, kurduğu toplumsal düzen daha adil ve insanî olabilir.  Zayıf ve geri milletlerin yapacağı şey, hangi millette bulunuyor olursa olsun, insanlığın bütün ileri mirasını öğrenerek kendi milletinin mevcut varlığına katmaktır. Bunu yapamazsa, ayaklar altında kalır.

 

Milletler, layık oldukları sistemle yönetilirler. İyi veya kötü yöneticileri milletler çıkarır. Bazı yöneticiler, milletlerinin elinden tutup onu yükseltmeye çalışırken, bazıları ilerlemek isteyen milletin önüne bir set çekmeye, ona çelme takmaya, eteklerinden tutup geri çekmeye çalışır.

 

Millet, aynı dili konuşan, aynı vatanda yaşayan, aynı tarihsel şartlarda oluşmuş ve ortak bir ruhsal şekillenmeye uğramış bir kültürü taşıyan ve aynı ekonomik pazara bağlı insanlardan oluşsa da içlerinde din, mezhep, siyasi görüş ve kültür farklılıkları taşırlar. Bunları barış içinde bir arada tutmak, birbirlerine üstünlük iddiası taşımayan bir yönetim kurmak demokratik milletlerin imrenilecek bir marifetidir.

 

Aydınların görevi, hangi zor koşullar altında olurlarsa olsunlar milletlerin üstüne uygarlık ve insanlık ışığını serpmektir. Hem millet fertleri arasında, hem de milletler arasında aç gözlülük, zulüm ve baskı ile mücadele ederek eşitlik ve adaleti savunmaktır.   

 

Tarihsel gelişme gösteriyor ki, miller içinde hak ve çıkarlarının farkına varan, başkalarının hakkına da saygı duyan insanların sayısı artmaktadır. Zaman, Her milletin kendi kaderini serbestçe belirleyeceği yöne doğru evrilmekte, her milletin içinde de eşitlik ve özgürlük istekleri gelişmektedir. Bu konuda zaman zaman geriye gidişler olsa da gelecek büyük insanlığındır.

 

Ey millet,

 

Uyan, uyuyanları uyandır. Kendini ezdirme. Milli gururunu kimseye çiğnetme. Sen de hiçbir milleti ve bireyi ezme. Senin kurtuluşun, ileri, çağdaş, âdil, eşitlikçi, özgür bir toplum olmandadır. (25 Mart 2018)

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
1 + 2 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.