Gölbaşı :
z     z
02 Temmuz 2019, 11:42
pPaylaş : Google PlusGoogle Plus    FacebookFaceBook    TwitterTwitter  
  s   Bayram Türkmez

Kim ne diyor belli değil, kimin eli kimin cebinde o da belli değil!

Kim ne diyor belli değil, kimin eli kimin cebinde o da belli değil!

Bu zamandan sonra halen kendimizi mi anlatalım ki…Biz gücümüzü bu halktan aldık bugünlere geldik ve gücünü kaybeden siyasilerin hırslarına pes yani! Bırakın artık şu bencilliğinizi ve bu kadar değeri olan Gölbaşı'na hizmetlerde engel olmayın! Destek olun!

 

Gölbaşı’nın çok özellikleri var. Birçok ilçe de olmayan artı değerler ilçemizde var. Bunların çoğunu halkımız bilmiyor. Bunların varlığını da zaman zaman yazıyoruz.

 

Bu kadar değeri olan bir ilçenin değersiz kılınması/cazibe merkezi olmaması, ya ahmakların! yönetiminde olduğundan ya da siyasi çekişmeler sonucu Bazı siyasi kadrolarının icra makamının verimli çalışmasını engellediğindendir.

 

Çok kızıyorum bu durumları görünce…İnsaf diyorum! Bu ne kardeşim, bu hırs ne, neyin peşindesiniz! Kaybetmişin gitmişin ya da seçime daha 5 yıl var aday olup olmayacağın bile belli değil ancak halen uğraşıyorsun!

 

Derler ya, “Kaçan balık büyük olur..” diye, işte sonradan farkına varıyor kaybeden belediye başkanlarının birde hırsı varsa vah ki Gölbaşı’nın haline vah!

Bir de, önümüzdeki 5 yıl sonra yapılacak yerel seçimlere gerek adaylık, gerek meclis üyeliği için hazırlık çalışmaları yapan siyasiler var. Bunlarında nasıl çalışacakları malumdur.


Bunlar hep siyasi işler, biz bunların içişlerine karışmayız ancak gördüğümüzü, bildiğimizi de buradan söyleyerek yönetimin başarılı olması için elimizden geleni yaparız. Yönetimin başarısı demek Gölbaşı’naei yeni hizmetlerin gelmesi demektir. Bu gelecek hizmetlerden kimsenin mahrum etme gibi bir lüksü olamaz. Eğer yönetici kadrolar ahmak ya da kasıtlı hizmet etmeyen kimselerden değilse şu ilçenin ihya olmaması için hiçbir neden yok. Bu kadar zenginliğin içinde fakirlik yaşatmak cahilliğinden değilse sadece hainliğindendir. Bunun başka bir adı yok.

 

Seçim öncesi ilçemizdekiyerel basının çoğu “ithal meclis üyeleri gelmesin” yönünde yayınlar yaptı. Biz aksine dedik ki, “İlçeye hizmet edebilecekse ister ithal olsun, ister yerli olsun, hatta bugüne kadar yerli meclis üyelerini de gördük hangi birinin izi var!” diye de eleştirdik. Biz, bu görüşümüzün arkasındayız. İlçemizi her yönden kalkındıracak model bir kent oluşturabilecek kim varsa gelsin siyaset yapsın, görev alsın…Amma şunu yapmasın. , Makamı başka amaçlar için kullanmasın. Hele ki, şu fetö cemaati ile kol kola gezenlerle hiç yanaşmasın! Gölbaşı dışından aldığı desteklerle ne oldum delisi olmasın! Siyasi ise partisinin ilkeleri doğrultusunda hedefine yürüsünkü, kapıldığı büyük hayalleri de biran önce yıkılmasın! Umut ediyorum ki, Gölbaşı yerlisi, ithali! dedikleri meclis üyeleri ve birim yetkilileri tarafından sadece merkeze sıkıştırılmış bir ilçe olmaktan çıkar Başkentin en geniş sınırlarına sahip olmasının sıkıntılarını da aşarak Türkiye’ye örnek bir kent olur.

 

Bir yöneticinin kalbinde dürüstlük var ise bu olacaktır. Ancak fitnelik var ise maalesef arkadaşlarını da uçuruma sürükleyecektir. Bunun ancak 2-3 yıl sonra işaretlerini alabileceğiz. Şimdi bizimkisi sadece bilinmeyene bir uyarı niteliğindedir.

 

30 yıllık (kendi gazetelerimizle de) yerel gazetecilik hayatım, 20 yıl Anadolu Ajansı Gölbaşı Temsilciliği, 15 yıl Dogan Haber Ajansı Muhabirliği, GÖL-DER gibi STK larda kurucu başkanlığı ve 15 yıl yönetimindeki arkadaşlara destek vererek sosyal yönümüz, Mogan Gölü ile ilgili son 30 yılda kim ne yapmış, ne yapacak! üzerine bir kitabım var. 2. Kitabım siyasilerin biyografileri ve yakın tarih üzerine destekçi bulursak baskıya hazır ve bundan sonra ki yapacağız en verimli iş kitap yazmak olacak. Daha yaptığım etkinlikler, çalışmaları burada yazmıyorum bile…Şair değilim ancak Gölbaşını tanıtalım diye şiir bile yazdım! Bizim muhabirlik devrimiz bitti. Siyaset bizim işimiz değil, ancak bazı yerel konularda yazarak danışmanlık! anlamında faydamız yine olacaktır.

Kimse bizim Atatürkçülüğümüzü, Milliyetçiliğimizi, Demokratik duruşumuzu da sorgulayamaz. Kimse sesini çıkarmaz iken biz 20 yıl önce de ilçemizdeki FETÖ cemaati ile mücadele edip, mahkeme kapılarında geziyorduk, Süleymancı cemaati ile de mahkemedeydik. (İmarla ilgili konular, Kaçak işçi çalıştırmalar, tehdit, tarafıma saldırılar vb. konularla ilgili şikayetlerden dolayı )Siyaset yapanlardan Atatürkçüyüz diyeninde, Milliyetçiyiz diyeninde ya da Demokratız diyeninde bir destek verdiğini görmedik. Aksine birçok siyasetçi gitti yine ya cemaatlerle ilgisi olan basınla çalıştı ya da bizim karşımızda durdu…Tabi, doğal olarak şu soruyu sordum kendime…”NEDEN”?

 

İşte bunun cevabı bugün daha net birşekilde ortaya çıktı. Dinsel bölücüler ve Etnik ırkçılar maalesef siyasette çok etkili olup, bunun yanında memleket derdi olmayan rantiyeci ve şantiyecilerinde yanlarında yer almalarıyla birlikte siyasete yön verildiğiydi.

 

Bu oluşumlar yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi ile birlikte yok olmaya başladı. Başkanlık sistemi olan bu Cumhurbaşkanlığı sistemininin etkileri bunlar. Aslında Ankara ve İstanbul seçimleerini CHP nin kazanması bile bu sistem sayesinde olmuştur. Bu sistem, partileri ve partilileri birleştiriyor, birleşirsen kazanırsın, birleşmezsen kazanamazsın! İşaretini her zaman veriyor. Onun içinde CHP nin büyükşehirleri kazanmasında en büyük etken bu Cumhurbaşkanlığı sistemidir. Ancak, gel görki bu sisteme tek adam rejimi diye itiraz edip parlementer sistem diye yine bu kazanan partinin bazı yöneticileridir. Bu durum çelişkilidir. Hatta çelişkili olan bir durumu da şudur. İstanbul seçimleri bitirilip CHP adayı önceki seçimden çok büyük farkla kazanınca, yine aynı partililer “demokrasi kazandı” diyerek, demokrasinin varlığına da vurgu yapmışlar, tek adamlık idare söylemini geriye bırakmışlardır.

 

Aslında bu sistemin eksik yönleri giderilirse, ülkemizin bütünlüğü, milletimizin birliği dirliği, terörün ve terör destekçilerinin de korkulu rüyası olduğunu görmek gerekiyor, sadece onu değil, etrafımızdaki ateş çemberini, gerek Akdeniz, gerek Ortadoğu gerek Balkanlar…savaş tamtamlarının işaretlerinin geldiği bu sıralarda böyle bir sisteme ihtiyaç olduğu da aşikardır. Belki de bu sistem bunun içinde hazırlanmıştır! Kimbilir!

Neyise, yerelden girdik, genelden çıktık yine…


Tabi, Gölbaşılıyız yaşadığımız bölgeden sorumlu olduğumuz kadar, ülkemizden de sorumluyuz. Hepsini konuşacağız, paylaşacağız, düşüncelerimizi söyleyeceğiz.

 

Selam ve Saygılarımla
Bayram Türkmez
2 Haziran 2019

yorum
*Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görecektir. *Gerekli | Diğer Kullanıcılar Görmeyecektir.
2 + 3 =  *Gerekli | İşlem Sonucunu Kutuya Yazınız.